İçeriğe geç
Seçkin Can Şahin
Orta seviyeYapay zeka destekli

Yatırımcı raporunda ne aranır, ne istenir

İyi bir yatırımcı raporu kurucunun şirketi anlatma biçimi değil, ikinizin aynı sayılara bakma biçimidir. Hangi metriklerin istenmesi gerektiğini, yanlış metriğin kaç ay kaybettirdiğini kendi şirketimden örnekle anlatıyorum.

Güncellendi Yayımlandı 3 dakikalık okuma

Yatırımcı raporunun işi kurucunun şirketi anlatması değil. İkinizin aynı sayılara, aynı tanımlarla, her çeyrek yeniden bakmasıdır. Aradaki fark görünürde küçük ama sonuçları büyük: birinci durumda kurucunun o çeyrek iyi gittiğini düşündüğü şeyleri okursunuz, ikinci durumda şirketin durumunu.

Formatı yatırımdan önce belirleyin

Rapor formatı, para gönderilmeden konuşulursa üzerinde anlaşılan bir düzen olur; sonradan istenirse denetim talebi gibi görünür. Bu yüzden yatırım görüşmesinin son aşamasında dört şeyi netleştirin: hangi sıklıkla, hangi kalemler, hangi tanımlarla ve kime gidecek.

Kime gideceği de sanıldığından önemli. Aynı raporun bütün yatırımcılara aynı anda gitmesi kurucunun işini kolaylaştırır ve size ayrıcalıklı bilgi taşımadığı için sonraki turda kimsenin elini güçlendirmez.

Tanım kısmı özellikle önemli. “Aylık aktif kullanıcı” ifadesini iki şirket iki farklı şekilde hesaplar; tanımı yazılı olmayan bir metrik, şirket zorlandığında sessizce genişler.

Az sayıda kalem, değişmeyen tanım

Bir raporda görmek istediğiniz kalem sayısı beşi geçmemeli. İlk sırada nakit durur: kasada ne var, aylık net yakma oranı ne kadar, bu hızla kaç ay dayanıyor. Erken aşamada bu üç sayı diğer her şeyden daha çok bilgi taşır.

Sonra gelir ve büyüme oranı gelir. Sonra şirketin işine özgü tek bir öncü gösterge: yazılımda müşteri kayıp oranı, pazar yerinde tekrar eden alıcı oranı, donanımda üretim gecikmesi. Sonuncu olarak da o çeyrekte alınan kararlardan biri ve gerekçesi.

Bu listeye girmeyen şeyler de en az girenler kadar öğretici. Basında çıkan haberler, katılınan etkinlikler, imzalanan niyet mektupları ve işe alınan kıdemli isimler rapora konabilir ama metrik sayılmaz. Bunların ortak özelliği şu: hiçbiri kötüye gidemez. Sadece iyi haberi olan bir kalem, ölçü değildir.

Kalemleri her çeyrek değiştirmeyin. Aynı beş satırın on iki çeyrek üst üste gelmesi, tek başına en değerli veridir; şirketin eğrisini gösterir.

Yanlış metrik ayları geciktirir

Kivi Video’da satış ve pazarlama ekipleri için beyaz etiketli bir video platformu kuruyorduk. LinkedIn üzerinden birden fazla hesapla otomasyon kullanarak yaklaşık 3.000 kişiye ulaştık. Baktığımız sayı buydu ve her hafta büyüyordu.

Tek bir satış yaptık, tek bir aylığına.

Ulaşılan kişi sayısı ilerleme gibi görünüyordu; gerçeği söyleyen sayı ise ulaşılan kişi başına düşen ödeyen müşteri oranıydı. O oranı ilk aydan itibaren raporlasaydık, aynı sonuca çok daha erken varırdık. Bir yatırımcı olarak sorulacak soru şu: bu metriğin kötü çıkması durumunda ne yapardınız. Cevabı olmayan metrik, rapora konmamalı.

İyi metrik doğrudan paraya bağlanır

Udemy’de istek listesi özelliğini yazdım. Bir kursu listesine ekleyip bir ay içinde almayan kullanıcılara indirim kodu gidiyordu. Bu özelliğin ölçüsü kullanıcı sayısı ya da liste sayısı değildi; gönderilen e-posta başına ortalama 1 dolardı.

Paraya bağlanan bir metrik tartışmayı bitirir. Ekip içinde de, yatırımcı toplantısında da. Portföy şirketlerinizden isteyeceğiniz sayıların en az biri bu türden olsun.

Rapor gelmediğinde

Gecikme bir veridir. İki çeyrek üst üste gecikme, çoğu zaman şirketin kötüye gittiğini gösterir — ya da kurucunun raporu bir yük olarak gördüğünü, ki bu da zamanla aynı yere çıkar.

Kurucu tarafında da bulundum ve raporun neden geciktiğini biliyorum: kötü bir çeyreği yazıya dökmek, onu kabul etmek anlamına geliyor. Kurucu genellikle rakamları düzeltecek bir haftayı bekler, o hafta da gelmez.

Doğru tepki hatırlatma göndermek değil, kısa bir konuşma istemektir. Bilgi hakları anlaşmada yazılıysa dayanağınız var; yazılı değilse elinizde sadece ilişki var; o ilişkiyi bir talep mektubuyla harcamayın.

Raporları tek tabloda toplayın

Tek tek okunan raporlar, portföy hakkında bir şey söylemez. On beş şirketin nakit ömrünü, büyüme oranını ve son tur değerlemesini aynı tabloya koyduğunuzda, takip turu kararlarını nereye vereceğinizi ve hangi şirkete zaman ayıracağınızı görürsünüz.

Tabloya bir sütun daha ekleyin: yatırım kararını verirken yazdığınız risk listesinin o çeyrekteki durumu. Yatırımdan önce “en tehlikeli risk şu” diye yazdığınız satır, iki yıl sonra hâlâ açıksa şirket o riski çözmek için hiçbir şey yapmamış demektir. Bunu ancak yan yana koyunca görüyorsunuz.

Bu tabloyu çeyrekte bir güncellemek, portföy yönetiminin büyük kısmıdır. Geri kalanı da o tablodan çıkan üç dört konuşmadan ibarettir.

Sözlükten

Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.

Sözlüğün tamamı

Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun

Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.

Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Yorumlar

Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.

Yorum yazın

Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.

Yayımlanmaz. Sadece gerekirse size dönebilmek için.