İçeriğe geç
Seçkin Can Şahin
Başlangıç seviyeYapay zeka destekli

Kitle fonlaması nereden çıktı, paya dayalı sürümü neyi değiştirdi

Kalabalıktan para toplamak eski bir yöntem; yeni olan, karşılığında şirketin payının verilmesi. Bu eşiğin neden ayrı bir düzenleme gerektirdiği ve yatırımcı için neyi değiştirdiği.

Güncellendi Yayımlandı 4 dakikalık okuma

Kitle fonlaması yeni bir fikir değil. Yeni olan, verilen paranın karşılığında şirketin payının veriliyor olması. Bu tek fark, işi bir bağış kampanyasından menkul kıymet satışına taşır ve ondan sonraki her şeyi — kimin katılabildiğini, neyin açıklanmak zorunda olduğunu, paranın nerede beklediğini — değiştirir.

Kalabalıktan para toplamak eski bir yöntem

Kitapların abone listesiyle bastırıldığı dönemde okur parayı kitap basılmadan önce veriyor, karşılığında bir nüsha alıyordu. Devletlerin halka tahvil satması da aynı mekanizmaydı: çok sayıda kişiden küçük tutarlar, karşılığında tanımlı bir söz. Ortak nokta hep şuydu — tek bir büyük kaynak yerine dağıtılmış bir kaynak.

İnternetin eklediği şey fikir değil, altyapıydı. Ödemeyi toplayan, kampanyayı gösteren ve katılımcıyla iletişimi sürdüren bir yer ortaya çıkınca, binlerce kişiden küçük tutarlar toplamak lojistik bir problem olmaktan çıktı. İlk büyük dalga ödül bazlı kampanyalardı: Kickstarter ve Indiegogo gibi platformlarda para verir, ürünün ilk partisinden bir tane alırsınız. Şirkette hiçbir hakkınız olmaz.

Payın satılması ayrı bir eşiktir

Ödül bazlı bir kampanyada satılan şey bir üründür. Paya dayalı bir kampanyada satılan şey menkul kıymettir ve menkul kıymet satışı her ülkede ayrı bir rejimin konusudur. Türkiye’de bu rejimi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) belirler; turlar SPK’nın listesindeki platformlar üzerinden açılır.

Düzenlemenin varlığı bürokratik bir ayrıntı değil, yatırımcının elindeki tek kaldıraçtır. Kampanya sayfasında hangi bilgilerin bulunmak zorunda olduğunu, paranın hedef tutmazsa iade edileceğini ve tutarsa şirkete hangi koşullarda aktarılacağını düzenleme belirler. Rakamlar — yıllık yatırım sınırları, platform yükümlülükleri — zaman içinde değişiyor. Bu yüzden onları buraya yazmıyorum; güncel hâllerini SPK’nın metninden ve yatırım yapacağınız platformdan okuyun.

Kapı kapalıyken neye benziyordu

Bu kapının kapalı olmasının ne demek olduğunu iki taraftan da gördüm. Ekim 2011’de Ankara’da Drawium’u kurduk: kod yazmadan bir web sitesine rehberli tur eklemeye yarayan bir araç. Ürün çalışıyordu. 1.500 başvuru arasından E-tohum 15’e seçildik, Wall Street Journal ürünü yazdı, Hacker News ana sayfasında beşinci sıraya çıktık, 1.500 web sitesi sahibine ulaştık. Sahibinden.com, Doğan Online, Türk Ekonomi Bankası ve Yemeksepeti kullanmayı planlıyordu.

Buna rağmen para bulunamadı, çünkü o dönem Türkiye’de e-ticaret dışına yatırım yapan neredeyse yoktu. Sermaye tek bir dar kanaldan geliyordu ve o kanal size kapalıysa başka kanal yoktu. İlgileniyormuş gibi davranan bir Avrupalı yatırımcı ürün vizyonumuzu not aldıktan sonra, bir ay önce rakibimiz WalkMe’ye yatırım yaptığını söyledi. WalkMe sonra 15 milyon dolar daha topladı.

Kitle fonlamasının çözmeye çalıştığı problem tam olarak budur: sermayenin tek bir kapıdan geçmek zorunda olması.

Yatırımcı tarafında ne değişti

Aynı kapı yatırımcı için de kapalıydı. Erken aşamada pay almak, ya şirketin içinde olmayı ya da o dar çevrenin parçası olmayı gerektiriyordu.

Mart 2014’te Udemy hisselerini hisse başına 0,02 dolardan, toplam 1.000 dolarlık aldım. Yedi yıl tuttum ve o pozisyondan 1 milyon dolar kazandım. Ama o imkân bana kitle fonlamasından gelmedi; Udemy’nin beşinci mühendisi olduğum için geldi. Kitle fonlamasının yaptığı şey, benzer bir erken pozisyonu şirketin içinde çalışmayan birine de açmak.

Karşılığında bir şey götürüyor: turu birlikte yazan taraf olmaktan çıkıyorsunuz. Klasik bir melek turunda şartları iki taraf pazarlık eder ve çoğu turda incelemenin bir bölümünü öncü yatırımcı yapar. Kitle fonlamasında şirket bir sayfa hazırlar, sayfa yayımlanır, siz kabul eder ya da geçersiniz. Erişim genişledi, iş yükü size kaydı.

Neyin hiç değişmediği

Erişim genişledi, risk aynı kaldı. Aldığınız pay halka açık değildir: işlem gördüğü bir borsa yoktur, arada bir fiyatı oluşmaz, dilediğiniz gün satamazsınız. Ekstre gelmez, çeyreklik rapor gelmez. Şirket iyi gidiyor mu kötü gidiyor mu sorusunun cevabı çoğu zaman kurucunun gönderdiği güncellemeden ibarettir; o da gelmeyebilir.

Bekleme süresi de kısalmadı. Udemy pozisyonunu yedi yıl tuttum ve o yedi yılda pozisyonun bir fiyatı olmadı. Kitle fonlaması bu süreyi kısaltmıyor, yalnızca başlangıçtaki bileti küçültüyor. Parayı ayırırken ölçü şudur: sıfırlandığında hayatınızda hiçbir şeyin değişmeyeceği tutar.

Bugün nerede duruyor

Paya dayalı kitle fonlaması, erken aşama yatırımın tamamının yerini almadı; yanına bir kanal daha ekledi. Bu kanalın gerçek faydası, aynı bütçeyi tek bir şirkete yığmak yerine çok sayıda tura ve birden fazla yıla yaymayı mümkün kılmasıdır. Erken aşamada getiri dağılımı dengesizdir: pozisyonların çoğu sıfırlanır, sonucu birkaç tanesi belirler. Bu aritmetik, ancak yeterince geniş bir portföyle çalışır.

Ben bugüne kadar 100’den fazla girişime yatırım yaptım. Bu sayının anlamı cesaret değil, matematiktir.

Sözlükten

Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.

Sözlüğün tamamı

Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun

Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.

Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Yorumlar

Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.

Yorum yazın

Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.

Yayımlanmaz. Sadece gerekirse size dönebilmek için.