Fikri mülkiyet: tescilden önce mülkiyet
Patent, marka, telif ve ticari sır arasındaki farkın erken aşamada ne kadar önemli olduğu; asıl kritik sorunun kodun ve markanın gerçekten şirkete ait olup olmadığı olduğu.
Sunumlarda fikri mülkiyet genellikle bir güç göstergesi olarak sunulur: patent başvurusu yapıldı, marka tescil edildi, teknoloji özgün. İncelemede sorulacak soru bunların hiçbiri değildir. Tek soru şudur: bu varlıklar hukuken şirketin mi.
Erken aşamada en sık rastlanan kusur, korumanın zayıf olması değil, mülkiyetin dağınık olmasıdır.
Dört tür koruma, dört farklı iş
Patent ve faydalı model teknik bir buluşu korur; başvuru Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılır, koruma süreli ve ülke bazlıdır. Yazılım ağırlıklı işlerin çoğunda patent ya alınamaz ya da alınana kadar ürün üç kez değişmiştir. Bir sunumda “patent başvurusu yapıldı” ifadesini gördüğünüzde başvurunun tarihini, kapsamını ve hangi ülkelerde yapıldığını sorun; başvuru tek başına koruma değildir.
Marka, adı ve işareti korur. Erken aşamada en ucuz ve en çok ihmal edilen korumadır. Tescilin hangi sınıflarda ve hangi ülkelerde yapıldığına bakın; şirketin büyümeyi planladığı pazarda başkasının aynı adı önceden tescil ettirmiş olması, marka değişikliği demektir ve bu, kazanılmış bütün bilinirliği siler.
Telif, yazılımın kaynak kodu dahil olmak üzere eserleri korur ve tescil gerektirmeden doğar. Yatırımcı açısından önemli olan tarafı korumanın kendisi değil, hakkın kimde doğduğudur.
Ticari sır, tescil edilmeyen ama değerli olan bilgidir: veri setleri, üretim yöntemleri, fiyatlandırma modelleri, müşteri listeleri. Süresizdir, ama yalnızca gizli kaldığı sürece vardır.
Asıl inceleme: mülkiyet zinciri
Bir yazılım şirketinde kodun büyük bölümünü genellikle kurucular yazmıştır, ama her zaman değil. Şu üç boşluk, incelemenin çoğu zaman ortaya çıkardığı boşluklardır.
Birincisi, kurucunun önceki işverende çalışırken yazdığı kod. Şirket kurulmadan önce üretilmiş bir çalışmanın hakkı, sözleşmesine göre eski işverende kalmış olabilir.
İkincisi, sözleşmeli geliştiriciler ve ajanslar. Kivi Video’da Chrome eklentisi geliştiren bir ekibi yönettim; Drawium’da üç geliştirici işe alıp yönettim. Bu tür ilişkilerde üretilen işin haklarının şirkete devredildiği yazılı olmalıdır. Yazılı değilse, ödeme yapılmış olması hakkın devredildiği anlamına gelmez.
Üçüncüsü, ayrılmış kurucular ve erken çalışanlar. Şirketten ayrılan biri, kendi yazdığı bölümün hakkını devretmemiş olabilir. Bu, en sessiz duran ve bir sonraki turda en gürültülü patlayan sorundur.
İstenecek belge kısadır: her kurucu, çalışan ve yüklenici için imzalanmış fikri hak devri ve gizlilik hükümleri. Bunların şirkette dosyalı bulunmaması, sözleşmelerin kötü olmasından daha kötü bir işarettir.
Açık kaynak ve üçüncü taraf bağımlılıkları
Modern bir ürün, büyük ölçüde başkasının yazdığı kitaplıkların üzerine kurulur. Buradaki risk teknik değil hukukidir: bazı lisanslar, ürünün kendisinin de aynı şartlarla paylaşılmasını gerektirir. Şirketin kullandığı bağımlılıkların lisans dökümünü isteyin. Bu döküm birkaç dakikada üretilebilir; üretilemiyorsa kimse bakmamış demektir.
Aynı başlık altında, ürünün eğitildiği veri kaynaklarını da sorun. Bir yapay zeka ürününde modelin kendisi kadar, o modelin hangi veriyle eğitildiği ve o veriyi kullanma hakkının olup olmadığı da mülkiyet konusudur.
Korumanın en zayıf halkası, anlattığınız yerdir
Fikri mülkiyet çoğu zaman mahkemede değil, bir toplantı odasında kaybedilir. Drawium’da ilgileniyormuş gibi davranan bir Avrupalı yatırımcı ürün vizyonumuzu ayrıntısıyla not aldı; sonra bir ay önce rakibimiz WalkMe’ye yatırım yaptığını söyledi. WalkMe sonrasında 15 milyon dolar daha topladı ve San Francisco’ya, benim çalıştığım Udemy ofisinin iki blok ötesine taşındı.
O görüşmeden çıkarılacak ders bir gizlilik anlaşması imzalatmak değildi; erken aşamada çoğu yatırımcı imzalamaz. Ders şuydu: neyi anlatacağınıza siz karar verirsiniz. Yatırımcı tarafında oturduğunuzda bu sorumluluk yön değiştirir — incelediğiniz şirketin size anlattığı şeyi, o şirketin rakibiyle konuşurken taşımamak sizin işinizdir.
Koruma ile avantaj aynı şey değildir
Semantica’da fotoğraftaki kıyafetleri tanıyan aracı tamamen tarayıcı tarafında çalışacak biçimde kurmuştuk; bir kıyafeti 10 saniyenin altında etiketlemek mümkündü. Teknik olarak zordu, ama bu zorluk tek başına rekabetçi hendek değildi.
Erken aşamada gerçek koruma genellikle tescil belgelerinde değil; birikmiş veride, dağıtım kanalında ve piyasaya sürme süresinde durur. Portföyünüzü fikri hak dosyasına göre değil, kopyalanması ne kadar süren bir üstünlük olduğuna göre değerlendirin.
Sözlükten
Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.
- Fikri MülkiyetIntellectual Property (IP)Patent, telif, marka ve ticari sır gibi haklarla korunan; kaynak kodu, tasarım ve markayı kapsayan maddi olmayan şirket varlıkları.
- Gizlilik AnlaşmasıNon-disclosure Agreement (NDA)Paylaşılan bilginin üçüncü kişilerle paylaşılmasını ve anlaşma dışı amaçlarla kullanılmasını yasaklayan sözleşme.
- Rekabetçi HendekCompetitive MoatRakipler aynı ürünü yapabilse bile onu kopyalamayı pahalı, yavaş ya da anlamsız kılan kalıcı avantaj.
- İlk Giren AvantajıFirst-mover AdvantageBir pazara ilk giren şirketin elde ettiği üstünlük; kalıcı olması için ağ etkisi, geçiş maliyeti ya da markaya dönüşmesi gerekir.
- Piyasaya Sürme SüresiTime to MarketBir fikrin ilk hâlinden, müşterinin gerçekten kullanabildiği ve parasını ödeyebildiği sürüme kadar geçen süre.
- Özenli/Nitelikli İncelemeDue DiligenceYatırım kararından önce şirketin anlattığı her iddianın tek tek doğrulanması süreci.
Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun
Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.