İçeriğe geç
Seçkin Can Şahin
Başlangıç seviyeYapay zeka destekli

Fikri mülkiyet ve teknolojiyi değerlendirmek

Yazılım şirketlerinde patent sorusu çoğu zaman yanlış sorudur. Kodun kime ait olduğuna, kimin yazdığına ve yeniden yazılmasının kaç haftaya mal olduğuna bakıyorum; LeanScale’de bunu ölçme fırsatım oldu.

Güncellendi Yayımlandı 3 dakikalık okuma

Teknoloji incelemesi denince akla önce patent geliyor. Yazılım şirketlerinin çoğunda bu yanlış sorudur ve doğru soruların önünü kapatır. Ben üç şeye bakıyorum: şirketin sahip olduğunu söylediği şey gerçekten şirketin mi, bu teknolojiyi kim yazdı, ve aynısını yeniden yazmak bugün ne kadar sürer.

Sahiplik, üretimden ayrı bir sorudur

Kodu kurucunun yazmış olması, kodun şirkete ait olduğu anlamına gelmez. Türkiye’de erken aşama şirketlerde en sık gördüğüm boşluk budur: ürünün bir kısmını serbest çalışan bir geliştirici ya da bir ajans yazmıştır ve sözleşmede fikri hakların şirkete devri yoktur.

Aynı boşluk kurucu tarafında da olur. Bir kurucu, ürünü tam zamanlı çalıştığı başka bir şirketteyken yazdıysa, önceki işverenin sözleşmesine bakmak gerekir. Markanın tescili, alan adının kimin hesabında durduğu, veri tabanının hangi hesapta barındığı da aynı başlıktadır. Fikri mülkiyetin şirkette olduğunu gösteren şey sözleşmelerdir, kurucunun beyanı değil.

Teknolojinin kaç kişilik olduğu

Bir teknolojinin ne kadar sağlam olduğunu ölçmenin pratik bir yolu, kaç kişinin onu ayakta tutabildiğine bakmaktır. Kivi Video’da video sunucusunu, önbellekleme sistemini, video kodlama sistemini ve sitenin neredeyse tamamını tek başıma yazdım. Bu, hızlı ilerlememizi sağladı; aynı zamanda şirketin tamamının tek bir kişiye bağlı olması demekti.

Bir yatırımcı olarak bu durumu şöyle okuyorum: tek kişiye bağlı bir sistem erken aşamada normaldir, ama yatırımdan sonraki ilk işlerden biri o bağımlılığı azaltmaktır. Sorulacak soru şu: bu kişi üç ay olmasa, sistem çalışmaya devam eder mi, yeni sürüm çıkabilir mi.

Teknolojinin ne yaptığını görmenin en iyi yolu da ölçülebilir bir iddiaya bakmaktır. Semantica’da geliştirdiğimiz görsel tanıma tamamen tarayıcı tarafında çalışıyordu ve bir kıyafeti 10 saniyenin altında etiketlemek mümkündü. Bu tür bir cümle sınanabilir; “gelişmiş yapay zeka altyapısı” cümlesi sınanamaz.

Yeniden yazmanın maliyeti düştü

Kasım 2024 ile Ocak 2025 arasında LeanScale için Dubai merkezli bir kripto işlem platformunda çalıştım. JavaScript ile yazılmış 35.000 satırlık sistemi Rust’a çevirdim; sonuçta 60 kat daha bellek verimli hâle geldi. Cursor’dan yardım alarak 40–50 dosyayı çevirdim, sonra üretilen kodu üç büyük parçaya bölüp ayıkladım ve birleştirdim. Toplam altı yedi hafta sürdü.

Bunun yatırım açısından anlamı şu: bir kod tabanının büyüklüğü artık tek başına bir rekabetçi hendek değil. Beş yıl önce “bu sistemi yeniden yazmak iki yıl sürer” cümlesi bir savunmaydı. Bugün aynı cümlenin karşılığı çoğu zaman birkaç aydır.

O hâlde savunma nerede kalıyor. Veride, dağıtımda ve müşterinin iş akışının içine yerleşmiş olmakta. Bir teknoloji incelemesinde asıl aradığım şey, kodun kendisinden çok, kodun eriştiği ve zamanla biriktirdiği şeydir.

Veri kimin ve nasıl toplandı

Değerin veride olduğunu söyleyen bir şirkette iki şeyi ayrı ayrı sorun: bu veri nereden geldi ve şirketin onu kullanma hakkı yazılı mı. Müşterinin sistemine bağlanarak toplanan veri çoğu zaman müşterinindir ve sözleşmede aksi yazmadıkça şirket onu başka bir amaçla kullanamaz. Kişisel veri söz konusuysa mevzuat tarafı da vardır; kurucunun bu konuda ne yaptığını sorun, ayrıntısını avukata bırakın.

Bağımlılıklar ve dışarıdan gelen risk

Şirketin kullandığı üçüncü taraf servislerin listesini isteyin: bulut sağlayıcısı, ödeme altyapısı, model sağlayıcısı, açık kaynak lisansları. İki soru yeter. Bunlardan biri fiyatını iki katına çıkarsa şirket ne yapar. Biri hizmeti kapatırsa yerine ne konur.

Yapay zeka kullanan şirketlerde bu soru artık merkezî. Ürünün tamamı tek bir model sağlayıcısının üzerinde duruyorsa, şirketin marjı da yol haritası da o sağlayıcının kararlarına bağlıdır. Bunu bir kusur olarak değil, bir bağımlılık kalemi olarak yazın; kurucunun bunun farkında olup olmadığı asıl bilgidir.

Açık kaynak ve lisans

Açık kaynak kullanımı normaldir ve iyi bir işarettir. İncelenmesi gereken tek şey lisans türüdür: bazı lisanslar, üzerine kurulan ürünün de aynı koşullarla paylaşılmasını gerektirir. Ticari bir ürünün çekirdeğinde böyle bir bileşen varsa, bunu satın alma görüşmelerinde karşı tarafın hukuk ekibi bulur. Sizin önce bulmanız daha ucuza gelir.

Sözlükten

Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.

Sözlüğün tamamı

Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun

Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.

Ayda birkaç kez. Yapay zeka, mühendislik ve yatırım üzerine. Spam yok.

Yorumlar

Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.

Yorum yazın

Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.

Yayımlanmaz. Sadece gerekirse size dönebilmek için.