Kazanan ve kaybeden yatırımı doğru incelemek
Bir yatırımın sonucu ile o yatırımı yaparken verdiğiniz kararın kalitesi ayrı şeylerdir. İkisini karıştırmadan portföy incelemesi yapmanın yöntemi.
Portföyünüzün en çok kazandıran satırı, size en çok şey öğreten satır değildir. Genellikle tam tersi olur: büyük kazanç, kararın ne kadarının doğru düşünceden ne kadarının şanstan geldiğini gizler.
Bugüne kadar 100’den fazla girişime yatırım yaptım. Bu sayının verdiği asıl şey getiri değil, üzerinde inceleme yapılabilecek bir kayıt. Ama kayıt ancak doğru soruyla okunursa işe yarar.
Sonuç ile karar aynı şey değil
Erken aşama yatırımında sonuçların büyük kısmı, karar anında masada olmayan değişkenlerle belirlenir. Bu yüzden kaybeden bir yatırım kötü bir kararın kanıtı değildir, kazanan bir yatırım da iyi bir kararın kanıtı değildir.
İncelemenin doğru sorusu “kazandım mı” değil, şu: elimdeki bilgiyle aynı kararı bugün yeniden verir miydim. Bu soru, sonucu bilmenin yarattığı çarpıtmayı devre dışı bırakır.
Uygulaması zor, çünkü sonucu öğrendikten sonra insan kendi geçmiş düşüncesini farkında olmadan yeniden yazar. Şirket battıysa “aslında ekipten şüphem vardı” demek kolaydır. Bunun tek çaresi, düşünceyi sonuç belli olmadan yazmaktır.
Yazılı olmayan karar incelenemez
Her yatırımın ilk gününde tek sayfalık bir not tutun. İçinde üç şey olsun: neden yatırım yaptığınız, doğru çıkması gereken varsayım ve bu varsayımın yanlış olduğunu size gösterecek gözlem.
Üçüncüsü en önemlisi ve en çok atlananı. “Ekip çok iyi” bir gerekçedir ama yanlışlanamaz. “Bu ekip, ilk kurumsal müşteriyi altı ayda kapatabilir” hem gerekçedir hem ölçülebilir.
Bir buçuk yıl sonra o notu okuduğunuzda elinizde iki şey olur: şirketin ne yaptığı ve sizin ne düşündüğünüz. İkisi olmadan yapılan inceleme, hafızanın kendi kendine anlattığı hikâyeden ibaret kalır.
Kazandıran yatırımı incelemek daha zordur
Kendi portföyümdeki en büyük satır Udemy. Mart 2014’te hisse başına 0,02 dolardan 1.000 dolarlık hisse aldım, yedi yıl tuttum ve bu pozisyondan 1 milyon dolar kazandım.
Bu satırı dürüstçe incelediğimde iki ayrı şey görüyorum. Birincisi gerçek bir bilgi avantajı: Udemy’de beşinci mühendistim, ürünü ve ekibi içeriden tanıyordum. Feed’i 100 bin kullanıcıdayken kurmuştum ve aynı sistem şirket 4 milyon kullanıcıya ulaştığında ciddi bir değişiklik görmeden çalışıyordu. Şirketin ne yaptığını sunumdan öğrenmedim.
İkincisi, sonucun büyüklüğünün kaynağı: yedi yıl. Karar anında bildiğim şey şirketin iyi işlediğiydi; yedi yılın sonunda çıkacak rakamı bilmiyordum ve bilmenin bir yolu da yoktu. Yani karar savunulabilirdi, getirinin büyüklüğü ise büyük ölçüde elde tutma süresinden geldi.
Buradan çıkardığım ders “kendi çalıştığım şirkete yatırım yapayım” değil. İçeriden bilgiye ne kadar yaklaşabilirsem kararın o kadar sağlamlaştığı ve büyük sonucun sabırla ilişkili olduğu.
Kaybeden yatırımın sebebini doğru yere koymak
Kaybeden yatırımları tek bir “başarısız” kutusuna atmak inceleme değildir. Sebepleri üç ayrı kutuya koyun.
Birincisi, teze aykırı çıkan varsayım. Kivi Video’da ürün çalışıyordu; LinkedIn üzerinden yaklaşık 3.000 kişiye ulaştık ve tek bir satış yaptık, tek bir aylığına. Yanlış olan ürün değil, insanların kamera karşısına geçeceği varsayımıydı. Bu kutu en değerlisidir, çünkü aynı varsayımı bir daha sınayabilirsiniz.
İkincisi, hiç düşünülmemiş değişken. Standout’u öldüren ana sebeplerden biri, Gilt’in kurucu ortağı ve CEO’su Alexis Maybank’in aynı fikirle Project September’ı çıkarmasıydı. Payko’da ise ilk evi satmaya çok yaklaşmışken Sermaye Piyasası Kurulu projeyi bitirmemizi istedi. İkisi de karar anındaki tabloda yoktu. Bu kutuya düşen şeyler için yapılacak tek şey, bir dahaki sefere aynı türden değişkeni tabloya eklemektir.
Üçüncüsü, uygulama. Şirketin doğru işi yanlış yapması. Bu kutu en kalabalık olanıdır ve yatırımcı için en az öğretici olanıdır, çünkü uygulama kalitesini karar anında ölçmenin güvenilir bir yolu yok.
Örüntü aramadan önce kaç veri noktanız olduğunu sayın
Ürün-pazar uyumu ve çekiş gibi kavramlar, geriye dönüp bakıldığında her zaman açıklayıcı görünür. Üç yatırımdan bir kural çıkarmak bu yüzden kolaydır ve bu yüzden yanlıştır.
Bir örüntüye güvenmeden önce sorun: bu gözlem kaç şirketten geliyor ve aynı gözlemin geçerli olmadığı kaç şirket var. İkinci sayıyı hesaplamadan çıkarılan kural, portföyün kazanan satırlarının hikâyesinden ibarettir. Getirinin 80/20 kuralını andıracak biçimde az sayıda şirkette toplandığı bir alanda, birkaç kazanandan çıkarılan genelleme sizi yanlış yöne götürür.
Sözlükten
Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.
- Yatırım TeziInvestment ThesisBir yatırımcının neye, neden ve hangi varsayımlarla yatırım yaptığını yazılı hâle getiren gerekçe.
- Çıkış ÇarpanıExit MultipleÇıkışta yatırımcıya dönen tutarın yatırdığı tutara oranı; getiriyi süreden bağımsız olarak ifade eden en yalın ölçü.
- Ürün/Pazar UyumuProduct/Market FitÜrünün, belirli bir müşteri grubunun gerçekten ihtiyaç duyduğu şeye denk gelmesi; uyum varsa müşteri kendi gelir ve kullanmayı sürdürür.
- ÇekişTractionBir girişimin gerçekte ne kadar ilerlediğini gösteren ölçülebilir kanıt: ödeme yapan müşteri, tekrar eden kullanım, büyüyen gelir.
- 80/20 Kuralı80/20 RulePortföydeki getirinin büyük kısmının az sayıda yatırımdan gelmesi. Melek yatırımda dağılım bu orandan da uçtur.
- Tutma SüresiHold PeriodBir yatırımın alındığı andan paraya dönene kadar geçen süre; melek yatırımda girerken varsayılandan neredeyse her zaman uzun olur.
- Portföy ÇeşitlendirmesiPortfolio DiversificationRiski tek bir şirkete, sektöre ya da yatırım yılına bağlamamak için sermayeyi çok sayıda girişime yaymak.
Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun
Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.