Bir trendi yatırım tezine çevirmek
Trend listeleri yatırım kararı vermez. Bir eğilimin gerçek olup olmadığını, Türkiye'de karşılığı bulunup bulunmadığını ve fiyata çoktan girip girmediğini nasıl ayırt edeceğiniz.
Her yıl bir trend listesi çıkar ve bu listeler yatırım kararı verirken işe yaramaz. Sebebi listelerin yanlış olması değil; genellikle doğrudurlar. Sebep, bir eğilimin var olmasının, o eğilimde para kazanılacağı anlamına gelmemesidir. Aradaki mesafeyi kapatan üç soru var.
Kategori kanıtlandı diye talep kanıtlanmaz
Bir iş modelinin başka bir ülkede çalışıyor olması, burada çalışacağının kanıtı değildir. Bunu 3.000 kişiye ulaşıp tek satış yaparak öğrendim.
Kivi Video, şirketler için beyaz etiketli bir video barındırma ve takip platformuydu; satış ekipleri e-postaya video gömüp performansını izliyordu. Kategorinin yurt dışındaki muadilleri o dönemde çok başarılıydı. Ben de talebin kanıtlanmış olduğunu varsaydım. Türkiye’de insanlar kamera karşısına geçip kendini kaydedip kitlelere göndermek istemiyordu; ürünün işe yaraması için gereken davranış bu pazarda yoktu. Haziran 2021’de kurdum, Mart 2022’de kapattım.
Buradan çıkan soru şu: bu trendin gerektirdiği davranış Türkiye’de bugün var mı, yoksa gelecek mi. İkinci cevap bir yatırım tezi değil, bir dilektir. Toplam ulaşılabilir pazar hesabı bu ayrımı gizler, çünkü hesap davranışın var olduğunu peşinen kabul eder.
Düzenleme trendden hızlı hareket eder
Bir trendin en hızlı bittiği yer, kurucunun kontrol etmediği bir kurumun masasıdır.
Payko’yu Ağustos 2023’te Ankara’da kurduk: Türkiye’de paylı gayrimenkul yatırımı. Esas olarak bir yapay zeka şirketiydik. Türkiye’deki 75.000 mahalleyi yatırım gözüyle analiz eden bir sistem kurduk, 75.000 yapay zeka asistanı oluşturup herkese açtık, 75.000 açıklama sayfası ürettik. Bir gayrimenkulü 30 saniyenin altında fiyatlamayı hedefliyorduk. İlk evi satmaya çok yaklaşmışken Sermaye Piyasası Kurulu projeyi bitirmemizi istedi; Mart 2024’te aniden kapattık.
Teknoloji çalışıyordu, talep vardı, ekip yerindeydi. Hiçbiri o kalemi kapatmadı. Bir trend finans, sağlık, eğitim ya da gayrimenkulle kesişiyorsa, yatırım notunuzda “hangi kurumun izni gerekiyor ve o izin bugün var mı” diye ayrı bir satır olmalı.
Trendin fiyatı çoktan ödenmiş olabilir
Üçüncü soru en çok atlanan sorudur: bu büyüme fiyata dahil edilmiş mi. Bir alan gerçekten büyüyorsa, o alandaki şirketlerin değerlemesi de büyümüştür. Şirket beklendiği kadar büyüdüğünde kâr size mi kalacak, sizden önceki yatırımcılara mı?
Erken aşamada bu soru daha da keskin. Halka açık bir şirkette büyüme beklentisini fiyattan ayırmak zordur; erken aşamada ise fiyat, çoğu zaman kurucunun bir önceki turda duyduğu rakamdan türetilir. Yani karşınızdaki değerleme bir hesaptan değil, bir söylentiden gelmiş olabilir.
Bunu tek başına anlamanın basit bir yolu var: şirketin bugünkü gelirine ve büyüme hızına bakıp, girdiğiniz değerlemeyi haklı çıkarmak için kaç yıl boyunca aynı hızda büyümesi gerektiğini hesaplayın. Çıkan sayı size mantıksız geliyorsa, trend doğru olsa bile yatırım yanlıştır.
Teknoloji trendi genelde maliyet tarafından okunur
Bir teknolojinin gerçekten bir şeyi değiştirip değiştirmediğini anlamanın en güvenilir yolu, bir işin maliyetini kaç kat düşürdüğüne bakmaktır. Sunumdaki anlatı değil, tablodaki kalem.
Kasım 2024 ile Ocak 2025 arasında Dubai için çalışan bir ekipte, JavaScript ile yazılmış 35.000 satırlık bir kripto işlem sistemini Rust’a çevirdim; sistem 60 kat daha bellek verimli hâle geldi. Çeviriyi Cursor’dan yardım alarak yaptım: 40–50 dosyayı çevirip üretilen kodu üç büyük parçaya bölerek ayıkladım ve birleştirdim, toplam altı yedi hafta sürdü. Buradaki iki trend de gerçekti — sistem dillerinin geri dönüşü ve yapay zeka destekli kod üretimi — ve ikisi de somut bir maliyet kalemine dokundu.
Mart 2025’te Procurable AI adıyla kurduğumuz şirkette benzer bir okuma yaptık: ABD’li müşteriler için satın alma süreçlerini otomatikleştiriyoruz. İlk iki ayda yıllıklandırılmış 200.000 dolarlık bir müşteri geldi. Trendin doğrulandığı an, birinin bunun için para ödediği andır.
Erken olmak yanılmakla aynı şeydir
Bir trendi doğru okuyup çok erken girmek, yanlış okumakla aynı sonucu verir. Drawium’u 2011’de kurduğumuzda kod yazmadan web sitesine rehberli tur ekleme fikri doğruydu; rakibimiz WalkMe aynı fikirle 15 milyon dolar daha topladı ve San Francisco’ya, sonradan çalıştığım Udemy ofisinin iki blok ötesine taşındı. Fikir tutmuştu, biz tutmamıştık.
Bu yüzden “trend var mı” sorusunun tek başına bir değeri yok. Değeri olan soru, o trendin bu şirketin önümüzdeki iki yılda ulaşabileceği bir müşteriye bugün dokunup dokunmadığıdır.
Sözlükten
Bu rehberde geçen terimlerin kısa tanımları.
- Piyasa DoğrulamaMarket ValidationBir ürüne gerçekten talep olup olmadığını, para ya da bağlayıcı bir taahhüt karşılığında piyasada test etme işi.
- Toplam Ulaşılabilir PazarTotal Addressable Market (TAM)Bir ürünün, rekabet ve dağıtım kısıtları olmasa ulaşabileceği toplam yıllık gelir; yatırımcının şirketin ne kadar büyüyebileceğini ölçtüğü üst sınır.
- Sektör BozguncusuIndustry DisruptorBir sektörün yerleşik fiyatını, dağıtım kanalını ya da çalışma biçimini değiştirerek mevcut oyuncuları tepki vermek zorunda bırakan şirket.
- İlk Giren AvantajıFirst-mover AdvantageBir pazara ilk giren şirketin elde ettiği üstünlük; kalıcı olması için ağ etkisi, geçiş maliyeti ya da markaya dönüşmesi gerekir.
- Rekabetçi HendekCompetitive MoatRakipler aynı ürünü yapabilse bile onu kopyalamayı pahalı, yavaş ya da anlamsız kılan kalıcı avantaj.
- Ürün/Pazar UyumuProduct/Market FitÜrünün, belirli bir müşteri grubunun gerçekten ihtiyaç duyduğu şeye denk gelmesi; uyum varsa müşteri kendi gelir ve kullanmayı sürdürür.
Yeni rehber yayımlandığında haberiniz olsun
Rehberleri güncellediğimde ve yenisini yazdığımda kısa bir not gönderiyorum.
Yorumlar
Burada henüz kimse konuşmamış. İlk sözü siz söyleyin — katılmadığınız yeri yazarsanız daha da iyi.
Yorum yazın
Yorumlar önce bana geliyor. Onayladığımda burada, adınızla birlikte yayımlanıyor.